Zorlanmasına İzin Verin: Çocuğunuzun Dayanıklılığını Güçlendirmenin 5 Yolu
HABER | 07.11.2025
Çocuklarımızı korumak isteriz.
Üzülmesinler, kırılmasınlar, başarısız olmasınlar…
Ama bazen en iyi koruma, biraz geri çekilmektir.
Çünkü çocuk, güçlü olmayı sadece zorlanabildiğinde öğrenir.
Duygusal dayanıklılık, doğuştan gelmez — adım adım öğrenilir.
Ve bu öğrenme sürecinde en güçlü örnek, sizsiniz.
Siz sakin, sabırlı ve kararlı kaldıkça, o da “zorlanmak”la “başaramamak” arasındaki farkı fark eder.
1. Hemen yardım etmeyin.
Bir şeyleri kendi başına denemesine izin verin.
Ayakkabısını bağlarken ya da çizimini düzeltirken zorlanabilir — ama işte tam orada öğrenme başlar.
Her başardığında beyninde şu mesaj yerleşir: “Deneyebilirim.”
2. “Sorun” değil, “fırsat” olarak görün.
Bir şey istediği gibi gitmediğinde “Bunu nasıl çözebiliriz?” diye sormak, çaresizlik yerine düşünme becerisini çalıştırır.
Pes etmek yerine üretmeyi öğrenir.
3. Küçük başarıları görün, ama abartmayın.
“Başardın çünkü çok uğraştın.”
Sonucu değil çabayı övmek, dayanıklılığın temelidir.
Böylece “başaramadığımda da değerliyim” duygusu gelişir.
4. Duygularına ad verin, bastırmayın.
“Üzülmen normal, bu senin için zor bir şey.”
Duygusu kabul gördüğünde, ondan korkmaz.
Zor duygularla kalabilmeyi öğrenir.
5. Kendi sakinliğinizle model olun.
Siz panik olursanız, o da panikler.
Siz derin bir nefes alırsanız, o da nefes alır.
Dayanıklılık, aslında ebeveynin duygusal dengesini içselleştirmektir.
Her çocuk düşer, ağlar, zorlanır.
Ama yanında “Ben buradayım, inanıyorum.” diyen bir yetişkin varsa,
her seferinde biraz daha güçlenir.
Psikolog Hazal OKUR
#etkinkolej